

Adil Erdem ve kız kardeşi Gülce sabah erkenden limana geldiler. "Çok heyecanlıyım!" dedi Gülce. Adil Erdem gözlerini parlattı. "Ben de! Denizaltıya binmek harika olacak." Kaptan onları güler yüzle karşıladı. "Hoş geldiniz çocuklar. Bugün muhteşem bir yolculuk yapacağız." Denizaltı yavaşça suya indi. Adil Erdem camdan dışarı baktı. Mavi sular etraflarını sardı. Macera başlıyordu!

Denizaltı yavaşça aşağı inmeye başladı. "Bakın çocuklar, şimdi güneş ışığı azalıyor," dedi kaptan. Gülce burnunu cama yasladı. "Her şey mavi görünüyor!" Adil Erdem küçük balık sürülerini izledi. "Ne kadar çok balık var!" diye haykırdı. Denizaltı daha da derinlere indi. Işıklar açıldı. "Artık denizin orta katındayız," dedi kaptan. Çocuklar gözlerini ayıramadılar. Büyülü bir dünya açılıyordu önlerinde.

"Şuna bakın!" diye bağırdı Gülce. Renkli bir mercan kayalığı göründü. Sarı, kırmızı ve mor mercanlar dans ediyordu. Adil Erdem bir yengeç gördü. "Yan yan yürüyor!" dedi gülerek. Bir kaplumbağa yavaşça yüzdü. "Çok yaşlı görünüyor," dedi kaptan. "Belki yüz yaşında!" Çocuklar şaşkınlıkla izlediler. Deniz yıldızları kayaların üstünde parlıyordu. "Bu harika!" dedi Adil Erdem.

Aniden bir grup yunus balığı belirdi. "Vıy vıy!" diye ses çıkardılar. "Bizimle oynamak istiyorlar!" dedi Gülce. Yunuslar denizaltının etrafında dans ettiler. Adil Erdem el salladı. "Bizi görüyorlar mı?" diye sordu. "Evet, çok zeki hayvanlardır," dedi kaptan. Yunuslar takla attılar. Çocuklar alkışladılar. Yunuslar bir süre sonra uzaklaştı. "Hoşça kalın!" diye bağırdı Adil Erdem. Yunuslar arkalarına dönüp baktılar.

"Dikkatli bakın," dedi kaptan alçak sesle. Gölgeler yaklaştı. "Köpekbalıkları!" diye fısıldadı Gülce. Üç büyük köpekbalığı yavaşça geçti. Adil Erdem nefesini tuttu. "Korkmalı mıyız?" diye sordu. "Hayır, bizi görmüyorlar bile," dedi kaptan. Köpekbalıkları zarif bir şekilde süzüldü. "Çok büyükler!" dedi Gülce. "Ama güzeller de," dedi Adil Erdem. Köpekbalıkları uzaklaştı. Çocuklar rahat nefes aldılar.

Denizaltı daha derine indi. "Burası çok karanlık," dedi Gülce. Işıklar parlak balıkları aydınlattı. "Bunlar ışık saçıyor!" dedi Adil Erdem. Kaptan gülümsedi. "Derin deniz balıkları. Kendi ışıklarını üretirler." Büyük gözlü bir balık geçti. "Ne kadar tuhaf!" dedi Gülce. Uzun dişli bir balık göründü. "Biraz korkunç," dedi Adil Erdem. "Ama aslında zararsız," dedi kaptan. Her köşe yeni sürprizler sunuyordu.

"Bekleyin, şurada bir şey var," dedi Adil Erdem. Eski balıkçı ağları kayalara dolanmıştı. "Bir balık sıkışmış!" diye bağırdı Gülce. Turuncu ve beyaz bir palyaço balığı çırpınıyordu. "Yardım etmeliyiz!" dedi Adil Erdem. Kaptan başını salladı. "Haklısınız. Ama nasıl?" "Dalgıç kıyafetlerimiz var mı?" diye sordu Gülce. "Evet, ama tehlikeli olabilir," dedi kaptan. "Lütfen!" dedi Adil Erdem. Kaptan düşündü.

"Tamam, ama çok dikkatli olmalısınız," dedi kaptan. Çocuklar sevinçle zıpladılar. "Size dalgıç kıyafetleri vereceğim." Adil Erdem ve Gülce heyecanla hazırlandılar. "Maske, palet ve oksijen tüpü," saydı kaptan. "Size bir makasla ip verebilirim." "Nasıl çıkacağız?" diye sordu Gülce. "Denizaltının alt kısmında özel bir kapak var," açıkladı kaptan. "Beraber mi gideceğiz?" diye sordu Adil Erdem. "Evet, birlikte güçlüyüz," dedi Gülce.

Çocuklar dalgıç kıyafetlerini giydiler. "Hazır mısınız?" diye sordu kaptan. "Hazırız!" dediler birlikte. Kapak açıldı. Sular içeri aktı. Adil Erdem derin nefes aldı. "Hadi gidelim!" Kardeşler suya daldılar. Her şey farklı görünüyordu. Balıklar yakından geçti. "Palyaço balığı şurada!" diye işaret etti Gülce. Yavaşça yüzdüler. Palyaço balığı çaresizce baktı. "Geliyoruz!" dedi Adil Erdem içinden.

Adil Erdem makası çıkardı. "Ben ağları keseceğim," dedi. Gülce balığı sakinleştirdi. "Korkma küçük balık!" Adil Erdem dikkatle ağları kesti. Bir ip, iki ip, üç ip. "Neredeyse bitti!" Son ip koptu. Palyaço balığı özgür kaldı! "Başardık!" diye sevinçle bağırdı Gülce. Balık onların etrafında yüzdü. Sanki teşekkür ediyordu. "Rica ederiz!" dedi Adil Erdem. Balık mercan kayalıklarına doğru yüzdü.

"Geri dönme zamanı," dedi Gülce. Kardeşler denizaltıya doğru yüzdüler. Kaptan onları bekliyordu. "Aferin size!" dedi gururla. İçeri girdiler. Kıyafetlerini çıkardılar. "Çok heyecanlıydı!" dedi Adil Erdem. "Ve çok mutluyum," dedi Gülce. "Bir canlıyı kurtardınız," dedi kaptan. "Bu çok önemli." Denizaltı yükselmeye başladı. Palyaço balığı aşağıdan onlara baktı. "Görüşürüz küçük arkadaş!" dedi Adil Erdem.

Denizaltı yüzeye çıktı. Güneş ışığı yüzlerine vurdu. "Ne güzel bir gün!" dedi Gülce. "En iyi günüm," dedi Adil Erdem. Limana döndüler. "Annemlere ne anlatacağız!" Kaptan onlara sertifika verdi. "Cesur kurtarıcılar" yazıyordu. "Teşekkürler kaptan!" dediler. Eve giderken konuşup durdular. "Bir daha gelebilir miyiz?" diye sordu Gülce. "Elbette," dedi Adil Erdem gülümseyerek. Deniz maceraları daha yeni başlıyordu.