cover
Soft afternoon light fills the living-room window nook. Lena stands on tiptoe at the sill, gazing at the sky while Pakize, seated on a pillow, purrs with ears erect and bright curious eyes.
Lena pencerenin önünde gökyüzünü izliyordu. Yanında, bembeyaz tüyleriyle Pakize mırıldanıyordu. Lena fısıldadı, “Bugün ne hissediyorsun, Pakize?” Pakize kulaklarını dikti. Gözleri merakla parladı.
Morning glow slants through the hallway. Lena smiles beside the closed wooden door as Pakize pads toward it, tail swaying slowly, both listening to the faint “Fıııs” whisper drifting through the crack.
Birden dışarıdan ince bir fısıltı geldi: “Fıııs… fıııs…” Pakize kuyruğunu yavaşça salladı. Lena gülümsedi, “Sanki biri bizi çağırıyor.” Pakize kapıya doğru yürüdü. Macera kapıyı usulca tıklattı.
Dusk settles over the backyard forest. Lena follows closely behind Pakize along a narrow flower-lined path while trees lean overhead and tiny blossoms bow in the breeze.
İkili, evin arkasındaki küçük ormana çıktı. Ağaçlar rüzgârla fısıldaşıyor, yapraklar sır saklıyordu. “Beraberiz, korkma,” dedi Lena. Pakize önden yürüdü. Patikadaki çiçekler başlarını eğip selam verdi.
Cool twilight paints the forest interior green. A marble-sized glowing orb darts between trunks as Lena points ahead and Pakize waits beside her, head tilted and whiskers forward on the mossy ground.
Ormanın içi serin ve ışıltılıydı. Minik bir ışık, aralarda sekerek onlara yol gösterdi. “Görüyor musun?” dedi Lena. Pakize hafifçe miyavladı. Kalpleri aynı ritimde pıt pıt atıyordu.
Moonlight bathes the forest’s heart. A massive oak bends low toward smiling Lena while Pakize sits at her feet, tail curled, both spotlighted by silver shafts as the tree greets them.
Ortadaki kocaman ağaç dallarını eğdi. “Hoş geldiniz,” dedi yumuşak bir sesle. Lena şaşırsa da gülümsedi. Pakize mrrr diye karşılık verdi. Ağaç, “Bir dostumuz yardıma ihtiyaç duyuyor,” diye fısıldadı.
Filtered afternoon light dapples a low branch. Lena extends careful fingers toward a trembling butterfly’s trapped wing while Pakize balances on the branch tip, paw gently pressing it steady.
Yakındaki bir dalda, bir kelebeğin kanadı takılmıştı. Titriyordu. Lena yavaşça yaklaştı, “Korkma, seni incitmeyeceğim.” Pakize dalın ucuna atılıp nazikçe bastırdı. Kanat biraz rahatladı.
Sunbeams pierce the canopy onto Lena’s hands. Pakize holds her breath beside the branch as the butterfly lifts free, leaving a glittering trail toward the sky.
Lena parmaklarını sabırla uzattı. Dikkatle düğümü çözdü. “Oldu galiba,” dedi fısıltıyla. Pakize nefesini tuttu. Kelebek hafifçe kanat çırptı, gökyüzüne doğru parıltılı bir çizgi bırakarak yükseldi.
Bright daylight floods the grove where petals burst open. Lena and Pakize face one another laughing amid swirling leaves that dance to the wind’s grateful melody.
Ağaçlar sevinçle sallandı, çiçekler açtı. Rüzgâr melodilerle teşekkür etti: “Teşekkür ederiz!” Lena ve Pakize birbirine baktı. İkisi de kahkaha attı. Kalplerinde sıcacık bir kıvılcım yandı.
Golden afternoon rays filter across the clearing. Pakize springs after a drifting leaf while Lena spins nearby holding another leaf overhead, framed by trunks whose branches clap softly.
Pakize, düşen bir yaprağın peşinden zıpladı. Lena döne döne yaprağıyla dans etti. “Bak, orman da gülüyor,” dedi. Ağaç hafifçe alkışladı, yaprak yaprak. Zaman narin bir şarkı gibi aktı.
Warm sunset casts orange beams between tree trunks. Lena waves farewell to the great oak at the glowing path’s start while Pakize lifts her tail proudly, ready to follow the shining route home.
Güneş dalların arasından turuncu gülümsedi. “Artık dönmeliyiz,” dedi Lena. Ağaç, “Kapımız size hep açık,” diye fısıldadı. Pakize kuyruğunu havaya kaldırdı. Orman yolu eve doğru ışıldadı.
Soft evening lamps glow in the cozy kitchen. Lena cradles Pakize against her cheek amid delicious aromas, both bathed in rosy twilight spilling through the window.
Kapıdan içeri girince ev mis gibi koktu. Lena Pakize’yi kucağına aldı. “Birlikte olunca her şey mümkün,” dedi. Pakize mırladı, başını Lena’nın yanağına sürttü. Akşam gökyüzü pembe bir örtü serdi.
Moonlight filters through Lena’s bedroom window. She and Pakize snuggle beneath a patterned blanket on the bed, smiling at the final whispered “Fıııs” drifting from the sill.
Pencereden son bir fısıltı geldi: “Fıııs…” Pakize göz kırptı. Lena gülümsedi, “Duydum.” İkisi battaniyeye sarıldı. Yarın, yeni maceraların kapısını birlikte yine usulca tıklatacaklardı.
--:--
--:--
0/12